AMAÇ
Şehir ve âlim arasında karşılıklı ve güçlü bir bağın varlığı hakikattir. Şehir ile âlim birlikte varlık kazanmaktadır. Bazen şehirler âlimlere, bazen de âlimler şehirlere isnat edilir. Mesela Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Sadreddin Konevî, İmam Buhârî, Abdülkâhir Bağdâdî gibi. Âlimler, şehrin sosyal ve ahlaki değerlerinin korunmasında, anlaşmazlıkların giderilmesinde, bir başka deyişle şehrin sosyal bütünlüğünün sağlanmasında önemli paya sahiptirler. Ulema yeni neslin dinî ve ahlâkî değerlere göre yetiştirilmesi sürecinde hem aktif olarak görev almakta, hem de rol model teşkil etmektedir.

Şehir halkının adeta şekillenmesinde, yoğrulmasında ve gelişen sosyal değişmelere karşı çözümler üretilmesinde etkin olmaktadırlar. Tasvir etmek gerekirse âlimler, şehir ve halkı için karanlıkta yolları ve sokakları aydınlatan parlak lambalar gibidirler. Şehirler, toplum ve millet nezdindeki yerlerini, değerlerini, şeref ve itibarlarını yetiştirdikleri âlimlerle kazanmaktadırlar. Şehre ve şehir halkına ışık tutan âlimler de bilgiye, bilgeliğe ve erdeme kucak açan, onların yeşerip gelişmesine imkânlar sunan verimli şehirlerde yetişmektedirler. Âlim şehrin hissedilen ruhu, söyleyen dili, insanlara açılan gönlü olurken; şehir de âlime beşiklik etmektedir. Bağ, köklüdür. Arada ana kucağı/beşiği olmadan sağlıklı bebeğin yetişemeyeceği gibi, ruhunu kaybeden “kent”lerin de şehir olamayacağı kadar birbirinin olmazsa olmazı olan bir ilişki bulunmaktadır.

Ulema, kültürel değerlerin teneffüs edilmesine, ilim meclislerinin kurulmasına, sanat alanında gelişmelere özgürlük alanı tanıyan şehirlerde neşvünema bulmaktadır. Ayrıca ulemanın ilmi ve fikri inkişaflarında coğrafyanın yeri unutulmamalıdır. İbn Haldun’un büyük medeniyetler, verimli toprakların, suların ve uygun iklimlerin etrafında ortaya çıkıp geliştiğine dikkat çekmesi bu görüşü doğrulamaktadır.

Bu sebeple, 11-12 Kasım 2016 tarihlerinde Konya’da gerçekleştireceğimiz, “Şehir ve Âlimleri” adını taşıyan ulusal sempozyumda, Yakın dönem Konya âlimlerinden bir kısmını bütün yönleriyle ele alacağız. Böyle bir konuyu incelemekten amacımız, hem yöresel hem de evrensel ölçekte ilmi, sosyal, kültürel hayatımıza katkılarda bulunan âlimlerimizi tanıtmaktır. Çünkü Konya dün olduğu gibi bugün de âlim yetiştirebilecek bir atmosfere sahiptir.

Değerli araştırmacılardan isteğimiz, yukarıda işaret edilen hususlara ilave olarak tebliğlerini hazırlarken âlimlerin yetiştiği sosyo-kültürel ortamı, ilmi kişiliği ve yaşadığı dönem üzerindeki etkilerini analiz etmelerini talep etmekteyiz.

© copyright 2013 -